Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, COP31 süreci kapsamında Kenya’da gerçekleştirdiği temaslarla, iklim krizinden en fazla etkilenen dezavantajlı grupların Antalya’da düzenlenecek zirvede güçlü şekilde temsil edilmesi için diplomasi trafiğini yoğunlaştırdı.
Sıfır Atık Vakfı, Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde yürütülen çalışmalar doğrultusunda, 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Türkiye’de gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) devlet dışı aktörlerin etkin katılımını sağlamak amacıyla uluslararası temaslarını sürdürüyor.
Afrika Kentsel Forumu’nda Kritik Mesajlar
Ağırbaş, 8–10 Nisan tarihlerinde Kenya’nın başkenti Nairobi’de Afrika Birliği tarafından düzenlenen Afrika Kentsel Forumu’na katılarak açılış konuşması gerçekleştirdi ve forum kapsamında çok sayıda ikili görüşme yaptı.
Program boyunca Afrika’nın kentsel dönüşümü ve sürdürülebilirlik perspektifi yerinde değerlendirilirken, Sıfır Atık Hareketi’nin ulaştığı küresel etki de vurgulandı.
“2017 yılında başlayan bu hareket bugün 193 ülkede karşılık bulan küresel bir modele dönüştü” diyen Ağırbaş, Sıfır Atık Vakfı’nın dünyanın farklı bölgelerinde daha yaşanabilir bir gelecek için çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.
“Afrika Küresel İklim Gündeminin Merkezinde Olmalı”
Açılış konuşmasında iklim krizinin giderek derinleştiğine dikkat çeken Ağırbaş, bu sürecin aynı zamanda daha dirençli ve kapsayıcı şehirler inşa etmek için önemli bir fırsat sunduğunu belirtti.
COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu olarak rolünün yalnızca temsil değil, Afrika gibi bölgelerin küresel iklim gündeminde merkezde yer almasını sağlamak olduğunu vurgulayan Ağırbaş, iklim eyleminin yerel gerçekliklere dayanması gerektiğini ifade etti.
Şehirler İklim Çözümlerinin Kalbinde
Ağırbaş, Afrika’da karşılaşılan zorlukların birbirine bağlı olduğuna dikkat çekerek; arazi sorunları, gıda güvensizliği ve hızlı kentleşmenin iklim krizini derinleştirdiğini belirtti.
Bu çerçevede dört temel önceliğe işaret etti:
• Dayanıklılık ve altyapı yatırımları
• Şehirlerin emisyon azaltımındaki rolü
• Sıfır atık ve döngüsel ekonomi sistemleri
• Kapsayıcı ve insan odaklı iklim politikaları
“Taahhütleri Somut Etkiye Dönüştürmeliyiz”
COP31 sürecine dikkat çeken Ağırbaş, iklim taahhütlerinin sahada görünür sonuçlara dönüşmesi gerektiğini vurguladı. Gençlerin ve kayıt dışı çalışanların sürece dahil edilmesinin önemine işaret ederek, Afrika Kentsel Forumu’nun bu dönüşüm için güçlü bir zemin sunduğunu ifade etti.
Uluslararası İş Birliği Görüşmeleri
Forum kapsamında Ağırbaş, uluslararası kuruluşların temsilcileriyle bir araya gelerek şehirlerin iklim direncinin artırılması ve sürdürülebilir kentsel gelişim stratejileri üzerine görüş alışverişinde bulundu.
Ayrıca, kentsel yoksulluk ve iklim direncine odaklanan programlarda yaptığı konuşmalarda, iklim çözümlerinin sahadaki en kırılgan kesimlerin günlük yaşamına doğrudan etki etmesi gerektiğini vurguladı.
Sürdürülebilir Kentleşme Vurgusu
Nairobi’de gerçekleştirilen temaslarda, sürdürülebilir şehirleşme politikaları da gündeme geldi. Ağırbaş, şehirlerin iklim mücadelesinde merkezi rol oynadığını belirterek, uluslararası iş birlikleriyle yerelden küresele uzanan bir dönüşüm hedeflediklerini ifade etti.
Kibera Ziyareti: İklim Adaletine Sahadan Bakış
Kenya programı kapsamında saha ziyaretleri de gerçekleştiren Ağırbaş, Afrika’nın en büyük gecekondu yerleşimlerinden biri olan Kibera’yı ziyaret etti.
Burada yaptığı değerlendirmede, iklim adaletinin yalnızca politik bir mesele değil, aynı zamanda insani bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Ağırbaş, dezavantajlı toplulukların yaşadığı zorluklara dikkat çekti.
“İklim adaletinin sesi Kibera’dan dünyaya duyulmalı” diyen Ağırbaş, yoksulluk, açlık ve iklim krizinin iç içe geçmiş sorunlar olduğunu belirtti.
“Küresel Adalet Çağrısının Parçasıyız”
Kibera’daki gözlemlerini paylaşan Ağırbaş, düşük gelirli toplulukların iklim değişikliğinin etkilerini en ağır şekilde yaşadığına dikkat çekerek, bu eşitsizliğe karşı küresel ölçekte mücadele edilmesi gerektiğini ifade etti.
Ağırbaş, iklim krizinin her yıl milyonlarca insanın yaşamını etkileyen bir gerçeklik olduğunu belirterek, bu mücadelede farkındalık ve ortak hareket çağrısında bulundu.
İklim Mücadelesi Bir İnsanlık Meselesi
Sıfır Atık Vakfı’nın yaklaşımının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda sosyal ve insani boyutları da kapsadığını belirten Ağırbaş, en kırılgan kesimlerin sesini küresel platformlara taşımayı hedeflediklerini söyledi.
COP31 İçin Kapsayıcı Katılım Vurgusu
Türkiye’de düzenlenecek COP31 sürecinde dezavantajlı bölgelerden katılımın artırılmasının önemine dikkat çeken Ağırbaş, bu yaklaşımın sahadaki gerçekliğin karar mekanizmalarına yansıması açısından kritik olduğunu ifade etti.
Sıfır Atık Vakfı’nın öncülüğünde yürütülen bu diplomasi süreci, iklim krizinin yükünü en ağır şekilde taşıyan kesimlerin sesini daha güçlü duyurmayı ve küresel ölçekte daha adil bir gelecek inşa etmeyi hedefliyor.



