Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, 17-22 Mayıs tarihleri arasında Bakü’de gerçekleştirilen 13. Dünya Şehir Forumu kapsamında önemli mesajlar verdi.
“Sıfır Atık, Sürdürülebilir Kentsel Sistemler Kurmanın Temel Yolu”
Samed Ağırbaş, Azerbaycan Devlet Haber Ajansı AZERTAC’a verdiği röportajda, düşük karbonlu şehirleşme modelleri, kaynak verimliliği ve döngüsel ekonomi uygulamalarının geleceğin kentleri açısından belirleyici olacağını ifade ederek, “sıfır atık” yaklaşımının sürdürülebilir kentsel sistemlerin kurulmasında temel yollardan biri olduğunu söyledi.
Samed Ağırbaş’ın Bakü 13. Dünya Şehir Forumu Mesajları:
“Bina ve inşaat sektörü halihazırda küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor ve dünyanın enerjisinin üçte birinden fazlasını tüketiyor. Bu sektör her yıl çıkarılan tüm ham maddelerin yaklaşık yarısını ve dünyanın tatlı su kaynaklarının yüzde 20’sinden fazlasını tüketiyor. Yeni konut inşaatı, kentleşmeye ve arazi kullanım değişikliğine yol açarak ormanlar, sulak alanlar ve biyoçeşitlilik üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Yollar ve köprülerden kamu hizmeti ağlarına kadar gerekli altyapı, ekosistemleri daha da bozuyor. Beton gibi geleneksel malzemelerin karbon yoğunluğu çok yüksek: Emisyonların önemli bir kısmı hala üretim aşamasında oluşuyor. Konut sektörü, 21. yüzyılda kaynak kullanımı ve iklim emisyonlarının belirleyici faktörlerinden biridir.”
“Sıfır Atık Prensipleri Kentsel Büyümeyi Çevresel Tahribattan Ayırabilir”
“Çözüm sistematik bir ‘sıfır atık’ yaklaşımından geçiyor. Ancak bu zorluk, eşi benzeri görülmemiş bir fırsat da yaratıyor. Konutun tüm yaşam döngüsü boyunca -malzeme seçiminden modüler tasarıma, yıkımdan yeniden kullanıma kadar- ‘sıfır atık’ prensiplerini uygulayarak, kentsel büyümeyi çevresel tahribattan ayırabiliriz. ‘Sıfır atık’ anlayışı yalnızca atığın yönetilmesini değil, kaynağında önlenmesini hedefliyor.”
“Konut sektöründe ‘sıfır atık’ yaklaşımı sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri. Konut bağlamında ‘sıfır atık’, sürdürülebilir kalkınma için sadece küçük bir strateji değil, döngüsel bir ekonomi yaratmanın, emisyonları azaltmanın ve sürdürülebilir kentsel sistemler kurmanın temel bir yoludur.”
“Sıfır atık yaklaşımı, küresel emisyonların yaklaşık yüzde 11’ini oluşturan ‘gömülü karbon’ sorununu etkili bir şekilde ele alarak konut sektörü için umut vadediyor. Dahası, döngüsel uygulamaların hayata geçirilmesi mutlaka bir mali yük anlamına gelmiyor. Bu, 2050 yılına kadar yapılaşmış çevredeki gömülü karbonu yüzde 75’e kadar azaltabilir ve operasyonları daha verimli ve ekonomik olarak uygulanabilir hale getirebilir. Konutlarda ‘sıfır atık’ çözümleri için iklim finansmanının açılması, hızla kentleşen bölgelerde bu yaklaşımların yaygınlaştırılmasında kilit bir faktör olacaktır.”
“Kentleşme kaçınılmazdır. Ekolojik bozulma ise değildir. Konutlara yönelik ‘sıfır atık’ yaklaşımı, birincisini sağlarken ikincisinden nasıl kaçınabileceğimizi gösteriyor.”



