Akdeniz İklim Zirvesi’nde kentlerin iklim eylemindeki rolü, bölgesel dayanıklılık ve Sıfır Atık yaklaşımı ele alındı. Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, COP31’ün başarısının Antalya’daki kararların ötesinde, şehirlerde ve bölgelerde hayata geçirilecek somut uygulamalarla ölçüleceğini vurguladı.
Sıfır Atık Hareketi’nin Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda Türkiye’den dünyaya yayılan Sıfır Atık yaklaşımı, iklim eylemi, kaynak verimliliği ve döngüsel ekonomi başlıklarında küresel ölçekte karşılık bulmayı sürdürüyor.
Türkiye’nin COP31 Başkanlığı sürecinde ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum’un koordinasyonunda yürütülen uygulama odaklı çalışmalarla, iklim hedeflerinin şehirlerden bölgelere uzanan somut adımlarla desteklenmesi hedefleniyor.
Akdeniz İklim Zirvesi’nde Bölgesel Dayanıklılık Gündemi
Bu yaklaşımın yerel ölçekteki yansımaları, Muğla’da düzenlenen Akdeniz İklim Zirvesi’nde ele alındı. Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye & ICLEI Avrupa – Sürdürülebilirlik için Yerel Yönetimler iş birliğinde 28-29 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilen zirvede, Akdeniz Havzası’nın iklim değişikliğine karşı kırılganlığı ve bölgenin ortak çözüm kapasitesi değerlendirildi.
Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde düzenlenen zirvede; kentlerin iklim dayanıklılığı, su kıtlığı, kuraklık, orman yangınları, aşırı sıcaklıklar, seller, deniz ekosistemleri ve biyolojik çeşitlilik gibi başlıkların yanı sıra iklim adaptasyonu, adil geçiş, iklim finansmanı, kayıp ve zarar alanlarında bölgesel iş birliği imkanları ele alındı.
Akdeniz’in İklim Gündeminde Şehirler Öne Çıkıyor
Kent ve bölge temsilcileri, yerel yönetimler, akademi, sivil toplum ve uluslararası kuruluşlardan temsilcileri bir araya getiren zirvede, COP31’e yönelik ortak bir Akdeniz perspektifinin geliştirilmesi amaçlandı.
Bu kapsamda, bölgenin önceliklerini ve COP31’e yönelik temel mesajları içeren MED İklim Deklarasyonu’nun hazırlanması hedefleniyor.
Zirveye Katılan Temsilciler
Zirveye Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş’ın yanı sıra Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahonsi, Muğla Vali Vekili İsmail Soykan, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, ICLEI Başkan Yardımcısı Mohamed Sefiani ile Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Feridun Ulutaş katıldı.
Ağırbaş: “Akdeniz’in Geleceği Açısından Yerel Yönetimlerin Rolü Son Derece Kritik”
Akdeniz’in iklim krizinin etkilerini yoğun biçimde yaşayan bölgelerden biri olduğuna dikkati çeken Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, şehirlerin iklim eylemindeki rolüne vurgu yaptı.
Sıfır Atık Hareketi’nin Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde Türkiye’den doğarak küresel ölçekte karşılık bulan bir vizyona dönüştüğünü ifade eden Ağırbaş, Türkiye’nin COP31 Başkanlığı sürecinde Sayın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum’un ortaya koyduğu güçlü koordinasyon ve uygulama odaklı yaklaşımın önemine işaret etti.
Akdeniz’de Plastik Atıklarla Mücadele İçin Eylem Planı
Akdeniz Havzası’nın Sıfır Atık Vakfı açısından özel bir önem taşıdığını belirten Ağırbaş, bölgedeki plastik atık sorununa yönelik çalışmalar hakkında bilgi verdi.
“Bu bağlamda geçtiğimiz günlerde İstanbul’da Türkiye Plastik Atık Çalıştayı’nı gerçekleştirdik. Son dönemde Akdeniz sahillerinde baş gösteren plastik atık kriziyle alakalı güçlü bir eylem planı hazırladık. Yakın zamanda eylem planını milletimizin takdirine sunuyor olacağız. Özellikle iklim meseleleri, çevre meseleleri yerel ve bölgesel olabiliyor. Ama bildiğiniz üzere, küresel ısınma gibi iklim konuları küresel bir meseleler. Bu küresel sorunların çözümleri her vilayetimizde, bazen her köyümüzde farklı olabiliyor. Bu nedenle Sıfır Atık Vakfı olarak yerel yönetimlerin öneminin farkındayız ve bu bağlamda başta yerel yönetimleri temsil eden farklı farklı uluslararası kuruluşlarla beraber iş birliği içerisinde çalışıyoruz.”
Ağırbaş, Akdeniz’de kuraklık, su kıtlığı, aşırı sıcaklıklar, orman yangınları, seller ve biyolojik çeşitlilik kaybının artık geleceğe ilişkin öngörüler olmaktan çıktığını, bugün şehirlerin karşı karşıya olduğu sorunlara dönüştüğünü belirtti.
“Mesele yalnızca çevre politikası değil; şehirlerimizin dayanıklılığı, su ve gıda güvenliğimiz, ekonomilerimizin geleceği ve gelecek nesillere bırakacağımız yaşam alanlarıdır” değerlendirmesinde bulunan Ağırbaş, iklim krizinin etkileri küresel olsa da çözümün önemli bölümünün şehirlerde hayata geçirildiğini ifade etti.
Sıfır Atık, İklim Eyleminin Sahadaki Araçlarından Biri
Atık yönetimi, su verimliliği, gıda israfının azaltılması, enerji verimliliği ve döngüsel ekonominin birbirinden bağımsız başlıklar olmadığını belirten Ağırbaş, bu alanların aynı dönüşümün parçaları olduğuna dikkat çekti.
Türkiye’nin Sıfır Atık deneyiminin kaynakların korunması ve döngüsel ekonomiye geçiş açısından ortaya koyduğu sonuçlara değinen Ağırbaş, Hareketin dokuzuncu yılında geri kazanım oranının yüzde 13’ten yüzde 40 seviyelerine yükseldiğini, 90 milyon tonun üzerinde atığın yeniden ekonomiye kazandırıldığını ve yaklaşık 400 milyar liralık ekonomik katkı sağlandığını aktardı.
Sıfır Atık Forumu
Haziran ayında gerçekleştirilen Sıfır Atık Forumu’na 183 ülkeden katılım sağlandığını hatırlatan Ağırbaş, Sıfır Atık yaklaşımının artık iklim eylemiyle doğrudan ilişkilenen bir uygulama alanına dönüştüğünü belirtti.
Ağırbaş, “Sıfır Atık artık yalnızca atık yönetiminin değil, iklim eyleminin de bir parçasıdır” dedi.
COP31’ün Etkisi Antalya’nın Ötesine Taşınacak
COP31’ün başarısının yalnızca konferans salonlarında alınacak kararlarla ölçülemeyeceğini vurgulayan Ağırbaş, asıl ölçütün Antalya sonrasında şehirlerde, bölgelerde, işletmelerde ve toplumlarda ortaya çıkacak değişim olduğunu ifade etti.
“COP31’in başarısı yalnızca konferans salonlarında alınacak kararlarla ölçülemez. Asıl başarı, Antalya’dan sonra şehirlerimizde, bölgelerimizde, işletmelerimizde ve toplumlarımızda ortaya çıkacak somut değişimle ölçülecektir. Bu nedenle COP31 yolunda Akdeniz’in güçlü bir sesi olmasını son derece değerli buluyorum. Bugün burada hazırlayacağımız ortak MED İklim Deklarasyonu’nun da bu açıdan önemli bir katkı sağlayacağına inanıyorum. Çünkü Akdeniz’in sorunları ortaksa, çözümümüz de ortak olmalıdır. Kamu, yerel yönetimler, özel sektör, akademi, sivil toplum ve vatandaşlar aynı hedef etrafında buluşmalıdır.”
Ağırbaş, bu yaklaşımın COP31’ün “uygulama” ekseniyle de örtüştüğünü belirterek, Akdeniz kentlerinin ortak sorunlar karşısında ortak çözümler geliştirmesinin önemine işaret etti.
“Kaynaklarımız Sınırsız Değil Ancak Çözüm Üretme Kapasitemiz Sınırsız”
Akdeniz’in yalnızca iklim krizinin etkilerini yaşayan bir bölge olarak değil, çözüm üreten ve bu çözümleri dünyaya taşıyan bir merkez olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ağırbaş, Sıfır Atık Hareketi’nin dokuzuncu yılında Türkiye’den dünyaya taşınan mesajın ortak hareket ve yerelden küresele güçlü iş birlikleri olduğunu ifade etti.
“Kaynaklarımız sınırsız değil. Ancak çözüm üretme kapasitemiz sınırsız. Yeter ki birlikte hareket edelim. Yeter ki yerelden küresele güçlü iş birlikleri kuralım. Yeter ki iklim hedeflerini sahadaki uygulamalarla buluşturalım.”
Ağırbaş, Akdeniz İklim Zirvesi’nin ortak aklı güçlendiren, şehirler arasında yeni iş birlikleri doğuran ve COP31’e güçlü bir Akdeniz perspektifi taşıyan sonuçlara vesile olmasını diledi.



