Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde 2017 yılında Türkiye’de başlatılan Sıfır Atık Hareketi, bugün yalnızca atık yönetimine ilişkin bir çevre politikası olmaktan çıkarak iklim eylemi, döngüsel ekonomi, kaynak verimliliği, sürdürülebilir şehirler, gıda ve su güvenliği, plastik kirliliği, gençlik ve çocukların katılımı ile bilimsel araştırmaları aynı dönüşüm perspektifinde buluşturan kapsamlı bir ekosisteme dönüşüyor.
Sıfır Atık Vakfı, bu deneyimin uluslararası ölçekte paylaşılması ve COP31 sürecinde somut uygulamalara dönüştürülmesi için çok paydaşlı çalışmalar yürütüyor. Faaliyetlerini yalnızca atığın azaltılması veya geri dönüşüm oranlarının artırılması çerçevesinde değil; doğal kaynakların korunması, üretim ve tüketim modellerinin dönüşümü ve gelecek nesiller için daha dirençli bir dünya inşa edilmesi hedefiyle sürdürüyor.
Sıfır Atık Hareketi’nin Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin liderliği ve vizyonu, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çevre ve iklim alanındaki iradesi ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı, COP31 Başkanı Sayın Murat Kurum’un yürüttüğü süreç çerçevesinde Vakıf; Türkiye’de ortaya çıkan bu devasa deneyimi uygulanabilir küresel çözümlere dönüştürüyor.
Birleşmiş Milletler’den COP31’e Uzanan Küresel Yolculuk
2017 yılında başlayan Sıfır Atık Hareketi, kısa sürede ulusal sınırları aştı. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 14 Aralık 2022 tarihinde Türkiye’nin öncülüğünde 30 Mart’ı Uluslararası Sıfır Atık Günü ilan etmesi ve BM bünyesinde Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu’nun kurulması, bu yolculuğun en önemli kilometre taşları oldu.
Sıfır Atık Vakfı, 30 Mart vesilesiyle New York’ta gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler programlarından, uluslararası konferanslara kadar farklı ülkelerden kamu temsilcileri, yerel yönetimler, akademi ve özel sektörle temaslarını sürdürerek sıfır atık yaklaşımını ülkelerin kendi koşullarına uyarlayabileceği bir politika çerçevesine dönüştürüyor.
COP31 Yolunda Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi
Türkiye’nin 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31 süreci, bu küresel çalışmaların yeni bir uygulama alanını oluşturuyor.
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş’ın yürüttüğü çalışmalarla, sıfır atık yaklaşımının COP31 gündeminde iklim eyleminin tamamlayıcı unsurlarından biri olarak konumlandırılması ve kamu ile kamu dışı aktörlerin iklim hedefleri doğrultusunda daha etkin biçimde bir araya getirilmesi amaçlanıyor.
İstanbul’dan Antalya’ya Uzanan Uluslararası Buluşma
COP31’e giden süreçte bu yaklaşımın en görünür platformlarından biri, 5–7 Haziran 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilen Sıfır Atık Forumu oldu. “Antalya’ya Giden Yol: İklim Eylemi Olarak Sıfır Atık” temasıyla düzenlenen Forum; 183 ülkeden temsilciyi ve 5 binden fazla katılımcıyı bir araya getirdi.
Bunun yanı sıra 1 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlayan İstanbul Sıfır Atık Festivali; yenilenebilir enerji uygulamaları, teknoloji ve kültür-sanat etkinlikleriyle sıfır atığın teknik bir süreçten ziyade bir yaşam kültürü olduğunu kanıtladı.
81 İlden Mahalle ve Köylere Uzanan Yerel Dönüşüm
Vakıf, küresel çalışmalarını Türkiye’nin yerel dinamikleriyle eş zamanlı yürütüyor. “Yerelden Ulusala İsraf ve Atık” yaklaşımıyla 81 ili kapsayacak şekilde Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları başlatıldı.
Yerel model, yalnızca il merkezleriyle sınırlı kalmayıp mahalle ve köy ölçeğine kadar indiriliyor. İçişleri Bakanlığı ile imzalanan protokol kapsamında, sıfır atık yaklaşımının 81 ilde görev yapan muhtarlara ulaştırılması için eğitim süreci başlatıldı. İlk uygulama Antalya’da düzenlenen “Geleceğe İz Bırak Muhtarlar Buluşması” ile hayata geçirildi.
Plastik Kirliliğine Karşı Yaşam Döngüsü ve Mavi Dönüşüm
Sıfır Atık Vakfı, plastik kirliliğiyle mücadeleyi yalnızca geri dönüşüm kapasitesiyle sınırlamayıp; ürün tasarımından üretime, tüketimden bertarafa kadar bütün yaşam döngüsünü kapsayan bütüncül bir anlayışla ele alıyor. Ağustos ve Eylül aylarında düzenlenen Türkiye Plastik Atık Çalıştayı Şehir Koordinasyon Toplantıları ile bu vizyon güçlendirildi.
Ayrıca deniz ve kıyı ekosistemlerinin korunması çerçevesinde, uydu takip cihazı takılarak Akdeniz’e bırakılan genç yeşil deniz kaplumbağası Hanzala projesi ile bilimsel verilere dayalı bir deniz koruma çalışması hayata geçirildi.
Gençler, Çocuklar ve Bilimsel Altyapı
Vakıf, gençliği sürdürülebilirlik gündeminin gelecekteki paydaşı değil, bugünün dönüşüm aktörü olarak konumlandırıyor. UNICEF iş birliğiyle çocuk hakları ve iklim eylemi üzerine 81 İl COP31 Buluşmaları düzenlenirken, Sıfır Atık Enstitüsü (İTÜ iş birliğiyle) ve Uluslararası Sıfır Atık Veri Merkezi (TÜİK iş birliğiyle) kurularak bilimsel ve veriye dayalı bir dönüşüm temeli atıldı.
Öte yandan TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi ve Kutup Araştırmaları Enstitüsü ile yapılan çalışmalarla "Kutuplarda Sıfır Atık" bilimsel literatüre kazandırıldı.
Türkiye’den Dünyaya Uzanan Yeni Bir Dönüşüm Dili
Kuruluşundan bu yana Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin vizyonu doğrultusunda ortaya çıkan ortak perspektif, sıfır atık kavramının sınırlarını genişletiyor. Atığın kaynağında azaltılmasından döngüsel üretime, şehirlerin dönüşümünden iklim diplomasisine uzanan çalışmalar, sıfır atığı bütüncül bir dönüşüm yaklaşımına dönüştürüyor.
Sıfır Atık Vakfı ise bu sürecin kurumsal ve uluslararası taşıyıcılarından biri olarak “Dünya Ortak Evimizdir” anlayışıyla; çevreyi korumanın ötesine geçen, kaynakların adil ve verimli kullanıldığı yeni bir dönüşüm anlayışının geliştirilmesine katkı sunuyor.



