COP31 öncesinde, küresel iklim gündeminin önemli başlıklarından biri olan sıfır atık ve döngüsel ekonomi alanında dünyanın önde gelen temsilcileri İstanbul’da bir araya geldi.
Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde Sıfır Atık Vakfı tarafından düzenlenen Sıfır Atık Forumu, 183 ülkeden temsilcinin katılımıyla başladı.
Devlet temsilcileri, uluslararası kuruluşlar, özel sektör liderleri, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarını aynı platformda buluşturan Forum’un açılışında konuşan Emine Erdoğan Hanımefendi, İstanbul’dan yükselen bu küresel buluşmanın insanlığın ortak geleceğine yönelik güçlü bir dayanışma çağrısı olduğunu ifade etti.
“Sıfır Atık Forumu’nu, insanlık ailesinin ortak bir ideal etrafında kenetlendiği tarihi bir buluşma olarak görüyoruz” diyen Emine Erdoğan, Forum’a gösterilen uluslararası katılımın küresel dayanışmanın somut bir göstergesi olduğunu belirtti.
Erdoğan, “Bu güçlü uluslararası katılımın Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Dünya beşten büyüktür çünkü insanlık beşten büyüktür.’ mesajının somut bir tezahürü olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
İstanbul, COP31 Öncesinde Küresel Çevre Diyaloğunun Merkezi Oldu
İstanbul’un tarih boyunca medeniyetleri buluşturan bir şehir olduğuna dikkat çeken Emine Erdoğan, bugün de dünyanın farklı bölgelerinden gelen temsilcileri ortak bir amaç etrafında bir araya getirdiğini söyledi.
Sıfır Atık Forumu kapsamında 183 ülkeden temsilci, 500’ü aşkın kurum ve kuruluş ile 5 binden fazla katılımcının İstanbul’da buluştuğunu belirten Erdoğan, bu tablonun çevre ve iklim meselelerinde ortak hareket etme iradesini ortaya koyduğunu ifade etti.
Forumun Türkiye’nin küresel iklim diplomasisindeki rolü açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Buradan yükselecek sinerjinin ortak geleceğimiz için yeni başlangıçlara vesile olmasını temenni ediyorum.” dedi.
“Atık Krizi, Aynı Zamanda Bir Adalet Krizidir”
Konuşmasında küresel atık krizinin yalnızca çevresel bir sorun olmadığını vurgulayan Emine Erdoğan, tüketim alışkanlıklarının insanlık ve doğa üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Pasifik Okyanusu’ndaki plastik atık birikimlerinden örnek veren Erdoğan, dünyanın kaynaklarını sınırsız kabul eden tüketim anlayışının ekolojik dengeler üzerinde büyük baskı oluşturduğunu ifade etti.
Erdoğan, “Kullan-at, at-unut, düşünme-tüket anlayışı, doğal kaynaklarla birlikte insanlığın özdeğerlerini de tüketiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Üretim ve tüketim zincirlerinde oluşan israfın küresel adalet meselesiyle doğrudan ilişkili olduğunu belirten Erdoğan, kaynakların daha adil ve verimli kullanıldığı yeni bir anlayışa ihtiyaç olduğunu söyledi.
“Sıfır Atık, İnsanlığın Öze Dönüş Yolculuğunun Bileti”
2017 yılında “Dünya Ortak Evimizdir” anlayışıyla başlayan Sıfır Atık Hareketi’nin bugün küresel ölçekte karşılık bulan bir vizyona dönüştüğünü ifade eden Emine Erdoğan, Sıfır Atık Vakfı’nın bu vizyonu uluslararası düzeyde güçlendirdiğini belirtti.
Sıfır atığın; iklim eylemi, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir şehirler, kaynak verimliliği, gıda sistemleri ve toplumsal dayanıklılık başlıklarıyla birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, hareketin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir dönüşüm modeli olduğunu ifade etti.
COP31 Öncesinde Sıfır Atık Küresel İklim Gündeminde
Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi’nin sıfır atığın iklim mücadelesindeki stratejik rolünü anlatmak için önemli bir fırsat sunduğunu belirten Emine Erdoğan, şunları söyledi:
“Bu yılki forumumuzu, Türkiye’nin ev sahipliğini yapacağı COP31 İklim Zirvesi yolunda önemli bir kilometre taşı olarak görüyoruz. Zirve öncesinde sıfır atığı bir iklim eylemi olarak teklif ediyoruz.”
İsrafın iklim değişikliği üzerindeki etkilerine dikkat çeken Erdoğan, gıda kaybı ve israfının küresel ölçekte çevresel, ekonomik ve insani sonuçlar doğurduğunu belirtti.
Gıda israfının azaltılmasının yalnızca kaynakların korunması değil, aynı zamanda küresel adaletin güçlendirilmesi anlamına geldiğini ifade eden Erdoğan, daha sürdürülebilir gıda sistemleri için uluslararası iş birliğinin önemine vurgu yaptı.
“Çevre Sorunları Sınır Tanımadığı Gibi Çözümleri de Ortaktır”
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ise Forum’un yalnızca bir toplantı değil, insanlığın ortak geleceğine yönelik bir sorumluluk platformu olduğunu ifade etti.
İklim değişikliği, kaynak kayıpları, gıda israfı, su stresi ve çevresel bozulmanın hiçbir ülkenin tek başına çözebileceği sorunlar olmadığını belirten Ağırbaş, küresel dayanışmanın önemine dikkat çekti.
Ağırbaş, “Çevre sorunları artık yalnızca çevre sorunu değildir. Bugün kaynak yönetimi aynı zamanda bir kalkınma meselesidir, ekonomik sürdürülebilirlik meselesidir, toplumsal adalet meselesidir ve her şeyden önce bir vicdan meselesidir.” dedi.
Sıfır atığın üretim, tüketim ve kaynak kullanım anlayışını yeniden şekillendiren stratejik bir dönüşüm modeli olduğunu ifade eden Ağırbaş, hareketin Türkiye’den dünyaya yayılan güçlü bir çevre diplomasisi örneği haline geldiğini söyledi.
Sıfır Atık Forumu Kalıcı Küresel Platform Olacak
Sıfır Atık Forumu’nun kalıcı bir uluslararası platform haline getirilmesinin hedeflendiğini belirten Ağırbaş, önümüzdeki dönemde gıda israfının azaltılması, enerji verimliliğinin artırılması, döngüsel üretim modellerinin geliştirilmesi, aile temelli davranış dönüşümünün desteklenmesi ve gençlerin çevre bilincinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütüleceğini açıkladı.
Forum kapsamında bakanlar, uluslararası kuruluş temsilcileri, yerel yönetim liderleri, akademisyenler, özel sektör temsilcileri ve gençlik temsilcileri çeşitli oturumlarda küresel çevre gündemini değerlendirecek.
Üç gün sürecek Forum sonunda yayımlanacak İstanbul Deklarasyonu ile sıfır atık alanında uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi ve ortak hedeflerin ortaya konulması amaçlanıyor.
İstanbul’dan COP31’e Uzanan Sürdürülebilir Gelecek Vizyonu
Sıfır Atık Hareketi, Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde Türkiye’nin iklim diplomasisinin önemli unsurlarından biri haline gelirken, İstanbul’da gerçekleştirilen Forum COP31 sürecinde küresel çevre gündemine güçlü bir katkı sunuyor.
İstanbul’dan yükselen bu ortak çağrı; daha adil, daha temiz ve daha sürdürülebilir bir dünya için devletleri, kurumları, şehirleri ve bireyleri ortak sorumluluk etrafında buluşturmayı hedefliyor.



