Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi, Sıfır Atık Vakfı’nın ana partnerleri arasında yer aldığı New York İklim Haftası’nın açılış etkinliğinde konuştu. Emine Erdoğan Hanımefendi, Sıfır Atık hareketinin iklim krizi karşısında bireyi çaresiz bir gözlemci olmaktan çıkararak çözümün baş aktörü haline getirdiğini vurguladı.
Dünyanın iklim gündeminin önde gelen buluşmalarından New York İklim Haftası, iklim değişikliğiyle mücadelenin yanı sıra kaynakların verimli kullanımı, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir yaşam kültürünün geliştirilmesine yönelik küresel arayışlara ev sahipliği yapıyor.
Climate Group tarafından 20–27 Eylül 2026 tarihleri arasında New York’ta düzenlenen İklim Haftası, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ile eş zamanlı olarak iklim, ekonomi ve sürdürülebilirlik alanlarında dünyanın farklı kesimlerinden aktörleri bir araya getiriyor.
Sıfır Atık Vakfı’nın ana partnerleri arasında yer aldığı haftanın 21 Eylül’de gerçekleştirilen Açılış Töreni’nde, küresel iklim gündeminin yanı sıra kaynakların verimli kullanılması ve sürdürülebilir üretim ve tüketim modellerine ilişkin başlıklar da ele alındı.
COP31 Yolunda Sıfır Atık ve İklim Eylemi
Açılış etkinliğinde Sıfır Atık Hareketi’nin küresel yolculuğuna ve iklim eylemindeki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi, Sıfır Atık yaklaşımının yalnızca atıkların yönetimine ilişkin bir model olmadığını; üretim ve tüketim biçimlerinin yeniden düşünülmesini gerektiren kapsamlı bir dönüşüm anlayışı olduğunu ifade etti.
Etkinlik alanına gelişinde Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’yi; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Climate Group CEO’su Helen Clarkson, Yönetim Kurulu Kıdemli Üyesi Emma Cox ile diğer yetkililer karşıladı.
Açılış Töreni’nde ortak geleceğin inşasında iklim eyleminin önemine dikkat çeken Emine Erdoğan Hanımefendi, iklim değişikliğinin insan faaliyetlerinin yeryüzünde bıraktığı ağır yükün en görünür sonuçlarından biri olduğunu belirterek, çözümün yalnızca mevcut sistemlerin dönüştürülmesinden değil, aynı zamanda bireysel ve toplumsal alışkanlıkların yeniden ele alınmasından geçtiğini ifade etti.
“İklim Kriziyle Mücadele, Tüketim Alışkanlıklarımızı da Sorgulamayı Gerektiriyor”
İklim krizinin yalnızca enerji ve emisyon başlıkları üzerinden değerlendirilemeyeceğine işaret eden Emine Erdoğan Hanımefendi, insanlığın üretim ve tüketim alışkanlıklarının da bu sürecin önemli bir parçası olduğunu söyledi.
“Bizi böylesine büyük bir krizle karşı karşıya getiren yalnızca fosil yakıtlar mıdır? Dev sanayiler midir? Yoksa bütün bunları sürekli daha fazlasını üretmeye zorlayan, sınır tanımayan bir tüketim talebi midir?”
“Doğayla İlişkimizi Yeniden Ölçü ve Adalet Üzerine Kurmalıyız”
1950’lerden bu yana dünyada üretilen yaklaşık 9,2 milyar ton plastiğin 7 milyar tonunun atığa dönüşmüş olmasının mevcut üretim ve tüketim anlayışının ortaya çıkardığı yükü gösterdiğini ifade eden Emine Erdoğan Hanımefendi, çevresel maliyetlerin dünya genelinde adil dağılmadığını belirtti.
“Öyleyse işe atıklarımızla birlikte alışkanlıklarımızdaki aşırılıkları azaltarak, sistemlerle birlikte zihniyetimizi de değiştirerek başlamalıyız. Doğayla ilişkimizi yeniden ölçü ve adalet üzerine kurmalıyız.”
“Sıfır Atık, Emanet Bilincinin Gündelik Hayata Tercüme Edilmesidir”
Doğayı sınırsız bir kaynak deposu olarak görmek ile gelecek nesillere emanet edilmiş ortak bir varlık olarak görmek arasında temel bir zihniyet farkı bulunduğuna işaret eden Emine Erdoğan Hanımefendi, hareketin tüketim ve israfın olağanlaştırıldığı bir dönemde sınırları, sorumluluğu ve emanet bilincini yeniden hatırlatan bir yaklaşım sunduğunu söyledi.
“Sıfır Atık, bu emanet bilincinin, gündelik hayata tercüme edilmesidir.”
“Bireyi Çözümün Baş Aktörü Haline Getirdi”
Sıfır Atık uygulamalarının 2017 yılında Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde başlatıldığını ve kısa sürede okullardan hastanelere, belediyelerden kamu kurumlarına ve hanelere kadar geniş bir alana yayıldığını belirten Emine Erdoğan Hanımefendi, Türkiye’nin geri kazanım oranının yüzde 13 seviyesinden yüzde 37’nin üzerine çıktığını ifade etti.
Bu dönüşümün yalnızca sayısal göstergelerle açıklanamayacağını vurgulayan Emine Erdoğan Hanımefendi, asıl kazanımın insanların değişimin yalnızca muhatabı değil, öznesi olabileceğini görmesi olduğunu belirterek, “Sıfır Atık hareketi, iklim krizi karşısında bireyi çaresiz bir gözlemci olmaktan çıkarıp çözümün baş aktörü haline getirmiştir” dedi.
İnsanların doğru tercihleri yapabilmesini kolaylaştıracak altyapıların kurulması, ürünlerin daha uzun ömürlü, onarılabilir ve yeniden kullanılabilir şekilde tasarlanması, döngüsel üretimi mümkün kılacak teknolojilerin geliştirilmesi ve uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Emine Erdoğan Hanımefendi, Sıfır Atık hareketinin yerelden küresele uzanan yolculuğunun bu açıdan önem taşıdığını dile getirdi.
Sıfır Atık, Küresel İklim Eyleminin Bir Parçası
Sıfır Atık yaklaşımının uluslararası alanda giderek daha güçlü biçimde karşılık bulduğuna dikkat çeken Emine Erdoğan Hanımefendi, 2022 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kabul edilen Sıfır Atık kararını ve 30 Mart’ın Uluslararası Sıfır Atık Günü ilan edilmesini hatırlattı.
Emine Erdoğan Hanımefendi ayrıca, başkanlığını yürüttüğü Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu’nun çalışmalarına da değinerek, sıfır atık yaklaşımının küresel iklim eyleminin önemli araçlarından biri haline geldiğini ifade etti. Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31 sürecine de işaret eden Emine Erdoğan Hanımefendi, Sıfır Atık yaklaşımının iklim eylemiyle daha güçlü biçimde bütünleştirilmesinin önemini vurguladı.
“Hiçbir Hedef Tek Başına Yeterli, Hiçbir Teknoloji Tek Başına Çözüm Olmayacaktır”
“Ben bu konuşmayı yaparken New York’ta onlarca ton atık üretildi. İstanbul’da da, dünyanın pek çok şehrinde de durum farklı değil. Geleceğin çözümlerini konuşurken bugünün sorunlarını üreten alışkanlıklarımızı sürdürdüğümüz müddetçe hiçbir hedef, tek başına yeterli; hiçbir teknoloji, tek başına çözüm olamayacaktır.”
Küresel İklim Eylemine Çok Paydaşlı Destek
New York İklim Haftası, Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 öncesinde, küresel iklim gündeminin farklı boyutlarının ele alındığı önemli bir uluslararası buluşma olarak öne çıkıyor. Sıfır Atık Vakfı’nın ana partnerleri arasında yer aldığı hafta kapsamında; iklim eylemi, kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir üretim ve tüketim ile sıfır atık yaklaşımının küresel ölçekte yaygınlaştırılmasına yönelik çok paydaşlı çalışmalar ele alınıyor.
Organizasyonun resmi programında 1.000’in üzerinde etkinlik, aktivasyon ve katılım fırsatı yer alırken, hafta boyunca kamu, iş dünyası ve sivil toplumdan iklim alanında çalışan aktörler bir araya geliyor. Etkinliğe VakıfBank ve Türk Telekom’un destekleri de katkı sağladı.
Emine Erdoğan Hanımefendi, konuşmasının ardından çağdaş ebru sanatçısı Garip Ay’ın canlı performansını izledi. Sanatçı Ay ile sohbet eden Emine Erdoğan Hanımefendi, ebru çalışmasının başına geçerek performansa katkıda bulundu. Programa, gazete ve televizyonların genel yayın yönetmenleri ile çok sayıda davetli katıldı.



