Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, ABD’de uluslararası finans çevreleri ve çok taraflı kuruluşlarla gerçekleştirdiği temaslarda, küresel iklim eyleminin finansal sistemle bütünleşmesi gerektiğini vurguladı. Ağırbaş, sıfır atık yaklaşımının yalnızca çevresel bir politika değil, aynı zamanda ekonomik istikrar ve sürdürülebilir kalkınma için stratejik bir gereklilik olduğunu ifade etti.
Finans Dünyasıyla Yoğun Temas
ABD’deki programı kapsamında uluslararası finans kuruluşları, düşünce kuruluşları ve üst düzey yetkililerle bir araya gelen Ağırbaş’ın gündeminde; iklim finansmanı, sürdürülebilir kalkınma, kaynak verimliliği ve Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) hazırlıkları yer aldı.
Görüşmelerde küresel ekonomik sistemin iklim hedefleriyle uyumlu hale getirilmesi gerektiğini dile getiren Ağırbaş, sıfır atık yaklaşımının makroekonomik dönüşümün önemli araçlarından biri olduğuna dikkat çekti.
“Sıfır Atık Bir Vicdan Çağrısıdır”
Türkiye’nin iklim diplomasisindeki vizyonuna değinen Ağırbaş, bu sürecin güçlü siyasi irade ve uluslararası liderlikle desteklendiğini belirtti.
Sıfır Atık yaklaşımının, Emine Erdoğan’ın liderliğinde küresel bir harekete dönüştüğünü vurgulayan Ağırbaş, “Kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi ve israfla mücadele bugün uluslararası finans çevrelerinin gündemindeyse, bu vizyonun kararlılıkla savunulmasının büyük payı var” dedi.
Dünya Bankası ve Finans Kuruluşlarıyla İş Birliği
Döngüsel ekonomi ve sanayi alanında uzmanlarla gerçekleştirilen çalışma toplantılarında, COP31 sürecinde iklim finansmanının güçlendirilmesine yönelik somut adımlar ele alındı.
Ağırbaş, Dünya Bankası ile iş birliklerinin geliştirilerek iklim finansmanının COP31 çıktılarıyla entegre edilmesinin hedeflendiğini belirterek, finans çevreleri ile sivil toplumun aynı platformda buluşturulmasının önemine dikkat çekti.
Okyanus Ekonomisi ve Doğa Temelli Çözümler
Katıldığı uluslararası etkinliklerde konuşan Ağırbaş, okyanus ekonomisinin küresel ölçekte milyonlarca insanın geçim kaynağı olduğunu hatırlattı.
Mangrov ekosistemlerinin iklim değişikliğiyle mücadelede kritik rol oynadığını ifade eden Ağırbaş, doğa temelli çözümlerin hem ekonomik hem de çevresel fayda sağladığını belirtti.
“Devlet Dışı Aktörler Dönüşümü Yönlendiriyor”
Küresel İklim Eylemi Ajandası kapsamında devlet dışı aktörlerin rolüne dikkat çeken Ağırbaş, denizcilik, balıkçılık, turizm ve kıyı ekonomileri gibi alanlarda yürütülen çalışmaların 2050 karbon nötrlüğü hedeflerine ulaşmada kritik önemde olduğunu söyledi.
İklim Dayanıklılığı Ekonomik Güvenceye Dönüşüyor
İklim dayanıklılığının artık yalnızca çevresel değil, ekonomik ve sosyal bir öncelik haline geldiğini belirten Ağırbaş, iklim şoklarının göç, istikrarsızlık ve ekonomik kayıpları tetiklediğini ifade etti.
“İklim dayanıklılığı, istihdam yaratma ve ekonomik güvence açısından güçlü bir motordur” diyen Ağırbaş, bu alandaki yatırımların artırılması gerektiğini vurguladı.
“Müzakereden Uygulamaya Geçiyoruz”
Küresel iklim sürecinde yeni bir döneme girildiğini belirten Ağırbaş, artık müzakere aşamasından uygulama aşamasına geçildiğini ifade etti.
Bu kapsamda;
• Tarım ve arazi restorasyonu için milyarlarca dolarlık finansman
• Sel ve kuraklığa karşı koruma sağlayan projeler
• Gıda israfını azaltmaya yönelik küresel girişimler
• Temiz enerji yatırımlarındaki artış
gibi somut ilerlemelerin kaydedildiğini aktardı.
COP31’de Dayanıklılık ve Uyum Önceliği
Türkiye’nin COP31 Başkanlığı sürecinde dayanıklılık ve uyum politikalarının merkezde yer alacağını belirten Ağırbaş, İklim Yatırım Fonları (CIF) ile yürütülen iş birliklerinin bu yaklaşımı desteklediğini söyledi.
“Vaatleri Gerçek Sonuçlara Dönüştürmeliyiz”
COP31 sürecine ilişkin değerlendirmesinde Ağırbaş, üst düzey diyalogların sahada etkisi olan projelere dönüşmesi gerektiğini belirtti.
“İhtiyacımız olan şey; projeler, finansman ve teknik kapasitenin bir araya gelmesi” diyen Ağırbaş, Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’e somut çıktılarla gidilmesi gerektiğini vurguladı.
Kritik 10 Yıl Uyarısı
İklim finansmanı açısından önümüzdeki dönemin belirleyici olduğunu ifade eden Ağırbaş, uygun fiyatlı enerji ve gıdaya erişim, altyapı ve halk sağlığı gibi alanlarda somut sonuçlar üreten finansman modellerine ihtiyaç olduğunu söyledi.
Uluslararası İş Birlikleri Genişliyor
ABD temasları kapsamında birçok üst düzey isimle görüşen Ağırbaş, finansmana erişim, ekonomik kalkınma ve sürdürülebilirlik hedefleri üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Bankalar, yatırımcılar ve uluslararası finans kuruluşlarıyla yapılan görüşmelerde; yeşil altyapı yatırımları, teknoloji finansmanı ve özel sektörün rolü gibi başlıklar öne çıktı.
COP31 İçin Kapsayıcı Katılım Hedefi
Sıfır Atık Vakfı’nın, Antalya’da düzenlenecek COP31 sürecinde özellikle iklim krizinden en fazla etkilenen dezavantajlı grupların güçlü şekilde temsil edilmesi için çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.
Yürütülen diplomasi trafiğiyle COP31’in, önceki zirvelerden farklı olarak somut uygulamaların öne çıktığı bir platform haline getirilmesi hedefleniyor. Aynı zamanda Sıfır Atık vizyonunun ölçülebilir, izlenebilir ve ölçeklenebilir çıktılar üretmesi amaçlanıyor.



